Daire:1
Tarih:2007
Esas No:2007/7038
Karar No:2007/7038
Kaynak:
İlgili Maddeler:
İlgili Kavramlar:kayıp şahıslar(önemli içtihat)
nl2br( T.C Y A R G I T A Y BİRİNCİ CEZA DAİRESİ ESAS NO : 2007/7038 KARAR NO : 2007/6758 TEBLİĞNAME : 1-B/2007/68034 Y A R G I T A Y İ L A M I ( K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İ S T E M İ ) Kayıp şahıslar Edip Aksoy ve Orhan Cingöz haklarında yapılan hazırlık soruşturması sonunda Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17.11.2006 tarihli ve 2005/2289 soruşturma-2006/1065 sayılı takipsizlik kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile takipsizlik kararının kaldırılmasına. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/4. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyasının Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair, mercii Siirt Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 01.02.2007 tarihli ve 2007/99 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Cumhuriyet savcısının kararına itiraz" başlıklı 173. maddesinin 3. fıkrasındaki "Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir.'" şeklindeki düzenleme karşısında: itirazı inceleyen mahkemenin, karar verilmesi için soruşturmanın genişletilmesine gerek gördüğü takdirde, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirmesi ve sonucuna göre bir karar vermesi gerektiği hâlde, yazılı şekilde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/4. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın Cumhuriyet savcısına gönderilmesinde isabet görülmediğinden sözedilerek, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 30.03.2007 tarih ve 17582 sayılı istemlerine dayanılarak anılan kararın, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi gereğince kanun yararına bozulmasına ilişkin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.04.2007 tarih ve 2007/68034 sayılı tebliğnamesine bağlı belgeler Dairemize gönderilmekle okundu, gereği konuşulup düşünüldü: T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A I.) O l a y: Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/2289 soruşturma sayılı dosya kapsamından: Yakınanlar Rukiye Aksoy ve Ayşe Cingöz vekilinin Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçede akrabaları olan Edip Aksoy ile Orhan Cingöz'ün 1995 yılından bu yana kayıp olduklarını, kaybolmalarından 25 gün sonra Silopi'de kimliği belirlenemeyen iki erkek cesedi bulunduğunu, bunların kayıp kişiler olabileceklerini bildirmesi üzerine soruşturmaya başlanılmış olup, 1995 yılında ölü olarak bulunan şahısların vücutlarından alınan numuneler ile müştekilerden ve yakınlarından alınan kan örneklerinin Adli Tıp Kurumunda yapılar DNA tahlili neticesi ölen kişilerin kaybolduğu bildirilen kişiler olamayacağı saptandığı gerekçesiyle Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Ekim 2006 tarihli ve 2005/2289 soruşturma, 2006/1065 sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz üzerine, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2007 tarihli ve 2007/99 D. İş sayılı kararıyla eksik soruşturma nedeniyle takipsizlik kararının kaldırılmasına, işlem yapılmak üzere soruşturma evrakının Silopi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. II.) Kanun yararına bozma isteminin kapsamı: Kanun yararına bozma isteminin kapsamı, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Ekim 2006 tarihli ve 2005/2289 soruşturma, 2006/1065 sayılı takipsizlik kararının kaldırılması yolundaki, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2007 tarihli ve 2007/99 D. İş sayılı kararında isabet bulunmadığından bozulmasına” ilişkindir. II.) Hukuksal değerlendirme: Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresinin sonunda kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlikte kanıt elde edememesi durumunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK. m. 172/1). Kovuşturmama kararı verildikten sonra yeni bir kanıt ortaya çıkmadığı sürece aynı eylemden dolayı kamu davası açılamaz (CMK. m. 172/1). Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına itiraz edebilir (CMK. m.173/1). Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder (CMK. m. 173/3). Öte yandan, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlere karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulabilir (CMK. m. 309/1). Yasada itirazdan sözedilmesine karşın kovuşturmama kararı bir mahkeme ya da yargıçlık kararı olmadığından kuşku yoktur. Dolayısıyla kovuşturmama kararının kendisine karşı değil ancak buna yönelik başvuruyu inceleyen mahkeme kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulabilir. Bu açıklamalar bağlamında somut olay değerlendirildiğinde, itirazın süresinde olduğu anlaşılmakla: Günlük bir gazetenin 30 Haziran 2005 tarihli sayısında yer alan bir haberde, Abdullah Aygan adlı kişinin açıklamalarına dayanılarak, “Edip Aksoy ile Orhan Cingöz’ün öldürülerek Habur sınır kapısına giderken TPAO Tesisleri karşısında Cudi Dağı tarafındaki dere kenarına gömüldükleri” ileri sürmüştür. Bunun üzerine, Rukiye Aksoy ile Ayşe Cingöz vekillerinin, 06.07.2005 tarihli dilekçeyle, “Rukiye Aksoy'un eşi Edip Aksoy, Ayşe Cingöz'ün oğlu Orhan Cingöz 7 Haziran 1995 tarihinde kendilerini sivil polis olarak tanıtan silahlı ve telsizli üç kişi tarafından Diyarbakır kent merkezinden götürülmelerinden sonra bir daha kendilerinden haber alınamadığını, çıkan haber üzerine yaptıkları ön araştırmada, adı geçenlerin kaçırıldıkları tarihten yaklaşık 25 gün sonra Silopi İlçesi Kortik Köyü yakınlarında kimliği tespit edilemeyen iki erkek cesedi dere yatağında bulunduğunu, bunların Silopi İlçe mezarlığına gömüldüklerini, o tarihlerde bulunan cesetlerin aradıkları kişilere ait olabileceğini” belirtmişlerdir. Adı geçenlerin kayboldukları iddiasına ilişkin 07.06.1995 tarihi ile gazete haberinin yayımlandığı 30.06.2005 tarihine kadar geçen uzun bir süre içinde kayboldukları yolunda resmi makamlara başvuruda bulunulduğuna ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi bu yolda bir iddia da yoktur. Silopi ilçesi Yeniköy Bazamir Deresi Cinahli yöresinde kolluk görevlilerince, 28.06.1995 tarihinde bulunan iki erkek cesedinin kimliği saptanamamış, PKK terör örgütüne ait militanlara ait olduğu ve çatışmada öldükleri kabul edilerek Silopi Cumhuriyet Savcılığının 31.08.1995 tarihli ve 491–45 sayılı görevsizlik kararıyla soruşturma belgeleri Kaymakamlığa gönderilerek cesetler Belediye görevlilerine teslim edilmiştir. Gömülen cesetlerin resimleri gösterilen mağdurlar Ayşe Cingöz ile Rukiye Aksoy bu cesetlerin kaybolan yakınlarına ait olabileceğini söylemişlerdir. 14.07.2005 tarihinde Cumhuriyet Savcısı huzurunda, mağdurlar vekilleri hazır olduğu halde cesetleri gömen görevlilerin gösterdiği mezar açılmış, burada bulunan cesetlerden parçalar alınmış, yakınlarından alınan numunelerle birlikte Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmiş, Biyoloji İhtisas Dairesinin 28.02.2006 tarihli raporuyla cesetlerin kayboldukları ileri sürülen kişilere ait olmadığı saptanmıştır. Bu nedenlerden dolayı, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Ekim 2006 tarihli, 2005/2289 hazırlık ve 2006/1065 sayılı takipsizlik kararıyla, “şikâyet konusu olayla ilgili kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” karar verilmiştir. Mağdurlar vekilleri 08.11.2006 tarihli dilekçeyle kovuşturmama kararına yönelik itirazlarında, “mezarların sağlıklı bir kaydının tutulmadığı, cesetlerin nereye gömdüklerini kesin olarak bilmediklerini, yanlış mezarın açıldığını, soruşturmanın sürdürülmesi gerektiğini” söylemişlerdir. İtiraz üzerine Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2007 tarihli ve 2007/99 D. İş sayılı kararıyla, “cesetlerin kesin olarak nereye gömüldükleri tespit edildikten sonra DNA incelemesi yapılmasının gerektiği” gerekçesiyle anılan kovuşturmama kararı kaldırılmıştır. Kanun yararına bozma istemine konu uyuşmazlık, itirazı inceleyen Mahkemenin, olay yeri sulh ceza yargıcı ile işbirliği içinde soruşturmayı sürdürerek sonuçlandırmasına ilişkindir. Soyut bir iddia üzerine Silopi Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın soruşturulmasına başlanılmıştır. Öldürüldükleri ileri sürülen kişilerin götürüldükleri 07.06.1995 tarihinden 14.07.2005 tarihine kadar geçen uzun zaman dilimi içinde yakınları tarafından resmi makamlara bir başvuru yoktur. Bu bağlamda iddianın doğruluğunun ve eylemin niteliğinin ortaya konulması, ortada bir suç varsa şüphelilerin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tüm kanıtlarıyla birlikte ortaya konulması ve kamu davasının açılması gerekir. Her türlü kanıt toplanmasını gerektiren bu sürecin soruşturma makamı tarafından izlenmesi zorunludur. Soruşturma makamı eylemin gerçekleşmediğini ve suç oluşturmadığını, suç oluşturuyorsa sorumlularını saptamadan kovuşturmama kararı vermiş, itiraz makamı ise soruşturmanın sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle bu kararı kaldırmıştır. Olay henüz doğrulanmamış ve suç oluşturan bir eylemin varsa şüphelileri ortaya çıkarılamamıştır. Bu bakımdan CMK’nun 173. maddesi uyarınca itiraz makamının soruşturmanın genişletilmesine ilişkin koşullar gerçekleşmemiştir. Aksine bir kabul, tüm faili bilinmeyen olayların bir takipsizlik kararıyla soruşturmanın ilgili mahkemelere yaptırılması gibi bir sonuca ulaşılır ki yasa koyucunun amacının bu olduğu söylenemez. Soruşturmanın Cumhuriyet Savcılığınca sürdürülmesi kararı bu bakımdan doğrudur. Açıklanan nedenlerle, Silopi Cumhuriyet Başsavcılığının 17 Ekim 2006 tarihli ve 2005/2289 soruşturma, 2006/1065 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına kararına karşı yapılan itirazın kabulüyle kaldırılmasına ilişkin Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2007 tarihli ve 2007/99 D. İş sayılı kararında bir isabetsizlik bulunmadığından kanun yararına bozulması isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. IV.) Sonuç ve karar: Bu nedenlerle, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2007 tarihli ve 2007/99 D.İş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca bozulması isteminin (REDDİNE), diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına (TEVDİİNE) 24.09.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Üye Üye C.Erdoğan M.Yalçın S.Z.İskender R.Altun S.Akbulut Başkan Cengiz Erdoğan Karara Uygundur, Yazı İşleri Müdürü Mustafa Karacan. E/U )